Blog Yazıları
Yemekle ve bedenimizle kurduğumuz ilişki, çoğu zaman iç dünyamızdaki görünmeyen mücadelelerin yansımasıdır. Bu karmaşık bağı anlamlandırmak ve kendinize daha esnek, şefkatli bir alan açabilmek üzerine klinik yazılar.
Oromotor Uyarım İhtiyacı: Neden Tokken Bile “Çıtır Bir Şey” İsteriz?
Fiziksel olarak tok olmanıza rağmen neden sürekli "çıtır bir şeyler" arzuluyorsunuz? Cevap midenizde değil; beyninizin duyusal tatmin ve stresle başa çıkma arayışında gizli.
“Sensory Noise”: Fazla Kilonun Yarattığı Görünmeyen Zihinsel Yük
Fazla kilo yalnızca fiziksel bir durum değil; bedeni fiziksel alanda sürekli hesaplamanın yarattığı gizli bir zihinsel yüktür. Bu görünmeyen yorgunluğu, yani "sensory noise" (duyusal gürültü) kavramını inceliyoruz.
“Sometimes Foods” Yaklaşımı: Yiyeceklerle Daha Esnek Bir İlişki Kurabilmek
Yiyecekleri "yasak" ve "serbest" olarak ayırmak, kontrol kaybı hissini ve yeme ataklarını tetikleyebilir. "Sometimes foods" yaklaşımıyla besinlerle nasıl daha esnek bir ilişki kurabileceğinizi keşfedin.
Yeme Bozuklukları Neden Bu Kadar Yaygınlaştı? Kontrol, Beden Algısı ve “CICO” Döngüsü Üzerine
Yeme bozuklukları çoğu zaman yalnızca yemekle değil; kontrol ihtiyacı, beden algısı ve öz değerle ilgilidir. Dışarıdan "normal" görünmesine rağmen zihninde bedeniyle sürekli savaş halinde olanların dünyasını ve bitmeyen "kalori hesabı" (CICO) döngüsünün ardındaki psikolojik süreçleri bu yazıda inceliyoruz.
“Yediğim Her Şey Bana Düşmanmış Gibi”: Bedenle Kurulan Çatışmalı İlişki Üzerine
“Yediğim her şey bana zarar veriyor” hissi yalnızca yemekle değil, bedenimizle ve öz değerimizle kurduğumuz çatışmalı ilişkiyle ilgilidir. Bedeninizi sürekli denetlenmesi gereken bir düşman olarak görmek yerine, onunla yeniden şefkatli ve sağlıklı bir bağ kurmanın yollarını bu yazıda keşfedin.